Dekanımız Prof. Dr. Fahreddin Altun “Zeytin Dalı Harekatı ve Türkiye’nin Yönü” paneline katıldı

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) İstanbul Genel Koordinatörü Prof. Dr. Fahrettin Altun, Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen panelde konuştu. Yaklaşık iki süren ve 18 Mart pazar günü tamamlanan askeri harekata ilişkin

“Etkisiz hale getirilen binlerce teröristin yanında kritik olarak PKK’nın Akdeniz’e açılma kapısı olarak gördüğü ve o terör koridoru olarak ifade ettiğimiz ve en stratejik noktası olarak görülen Afrin ele geçirilmiş oldu. Afrin’de PKK’nın tarihsel olarak uzun yıllara dayanan yapılanması olduğu ve ideolojik olarak bir şehir merkezi söz konusu olduğunda PKK’nın en rahat ve en uzun süre propaganda yaptığı bir şehir olduğunu da düşünürsek Afrin’in ele geçirilmesi PKK’ya vurulmuş çok büyük bir darbe oldu.” dedi.

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yusuf Özkır, moderatörlüğünü yaptığı Gazetecilik ve Medya Kulübü tarafından düzenlenen “Zeytin Dalı Harekatı ve Türkiye’nin Yönü” panelinde, 20 Ocak’ta başlayan Zeytin Dalı Harekatı’nda Afrin’in, harekatın 58. gününde ele geçirildiğini ve harekatın devam ettiğini hatırlattı.

SETA İstanbul Genel Koordinatörü Prof. Dr. Fahrettin Altun da Zeytin Dalı Harekatı’nın artık hedefine temelde hedefine ulaştığını ve artık Afrin zaferinden bahsedildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

Zeytin Dalı Harekatı’nın PKK ve PKK uzantılarına karşı yapıldığını hatırlatan Altun, uluslararası kamuoyunun önde gelen aktörlerince Türkiye’ye karşı vekalet savaşı unsuru olarak kullanılan bir terör örgütüne karşı yapıldığını vurguladı.

“Siyasal iletişimde bir benzerini ben bilmiyorum, siyasal iletişim tarihinde. Bir hafta önceden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Bir hafta içinde Afrin’e operasyon başlatıyoruz.’ dedi ve bir haftanın dolduğu gün bu operasyon başlamıştı. Amerikalılar ‘Bu harekatın başlayacağına inanmıyorum.’ dedi. Başlasa bile başarıya ulaşamayacağını söylediler. Fakat 2 ay dolmadan bu harekat başarıyla sonuçlandı ve ‘Afrin zaferi diye bir zaferden bahseder hale geldik. Bu harekat teknik anlamıyla bir kuşatma ve süpürme harekatıydı. Afrin merkezinin kuşatılması ve terör unsurlarının süpürülmesi burada esastı. Bu hedefe uygun bir stratejiyle yol alındı, başarıya ulaşıldı. Etkisiz hale getirilen binlerce teröristin yanında kritik olarak PKK’nın Akdeniz’e açılma kapısı olarak gördüğü ve o terör koridoru olarak ifade ettiğimiz ve en stratejik noktası olarak görülen Afrin ele geçirilmiş oldu. Afrin’de PKK’nın tarihsel olarak uzun yıllara dayanan yapılanması olduğu ve ideolojik olarak bir şehir merkezi söz konusu olduğunda PKK’nın en rahat ve en uzun süre propaganda yaptığı bir şehir olduğunu da düşünürsek Afrin’in ele geçirilmesi PKK’ya vurulmuş çok büyük bir darbe oldu.”

Terör unsurlarının Türkiye’ye geçiş güzergahlarından birinin önünün kesildiğini vurgulayan Altun, Türkiye’nin terörü kaynağında kurutma stratejisinin en somut kazanımlarından biri olduğunu söyledi.

“Bu noktadan sonra Türkiye, Rusya ve İran ile ilişki kurarken, daha rahat, daha başı dik, daha somut meyveler elde edecek şekilde bu ilişkiyi sürdürmüştür. İdlib’te konuşlanma senaryoları konuşulurken Türkiye en kritik noktalara konuşlanan bir ülke olarak rol almış, Rusya ve İran da buna itiraz edememiştir. Bu askeri başarının arkasındaki siyasi süreç yönetimi ve irade ve toplumsal destek sürecin ana parametreleri konumundadır. Özellikle Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekatı’ndan vazgeçirilmesi ile ilgili uluslararası arenada karşı karşıya kaldığı teyakkuza siyasi iradenin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gösterdiği dayanıklılık bugün bu başarının elde edilmesini sağlamıştır. Toplumun verdiği destek çok önemli bir kriterdir. Bu iki harekatla Türkiye askeri ve siyasi kapasite geliştirdi. Türkiye’nin Afrin harekatı sonrasında bir üst lige çıktığı, bölgesel aktör olduğunu teyit edildi. ”