“Meleklerin Koruyucusu” belgeselinin yönetmeni Ensar Altay’ı ağırladık


Belgesel filmleriyle tanınan ve “Meleklerin Koruyucusu” belgeselinde 80 civarında çocuğa koruyucu ailelik yaparak hayata tutunduran Muhammed Bzeek’in hikayesini anlatan, yönetmen Ensar Altay’ı üniversitemizde ağırladık.

 Belgesel filmleriyle tanınan yönetmen Ensar Altay, son belgesel filmi “Meleklerin Koruyucusu” filminden bahsetmek üzere Radyo, Televizyon ve Sinema yüksek lisans öğrencileriyle buluştu.

Uludağ Üniversitesi iktisat bölümünden mezun olduktan sonra London Film Akademisi’nde yönetmenlik eğitimi alan Altay, sinema yolculuğuna 2009 yılında Sezai Karakoç’un hayatını anlatan “Sezai Karakoç, Gün Doğmadan” belgeseliyle başladı.

Sonraki yıllarda Al-Jazeera İngilizce kanalı için 5 belgesel filmde yönetmenlik yapan Ensar Altay, 2016’dan beri TRT World’de çalışıyor.  Son belgeseli “Meleklerin Koruyucusu” fikrinin Los Angeles Times gazetesinde bir haber okurken aklına geldiğini ifade etti.

Haberde Muhammed Bzeek ve eşinin Los Angeles’ta 80 civarında ağır hasta çocuğa koruyucu ailelik yapıp 70’e yakın çocuğun hayata tutunmasına sebep olduklarından bahsedilmektedir.

Muhammed Bzeek makine mühendisliği okumak için 1967’de Libya’dan ABD’ye göçer, orada Amerikalı Dawn isimli kadına âşık olur ve evlenirler. Dawn hanım evlenmeden önce 3 ağır hasta bebeğe koruyucu annelik yapmaktadır. Evlendikten sonra da Muhammed ve Dawn koruyucu aile olmaya devam ederler ve karısıyla birlikte 70 civarında çocuğun hayata tutunmasını sağlarlar.

A.B.D.’de ailelerinin terk ettiği veya ebeveynlerin uyuşturucu müptelası oldukları için devletin yuvaya aldığı çocukları başka ailelerin büyüttüğü koruyucu aile uygulaması bulunmaktadır.

Ensar Altay, Muhammed Bzeek’in koruyucu aile olmaya başladıktan sonra işini bırakıp tüm zamanının çocuklara ayırdığını söyledi. “Koruyucu aileliğe 1987’den bu yana devam ediyor. Fakat 2015’te karısı vefat ettikten sonra çocuklara tek başına sahip çıkıyor. Karısı vefat etmeden öncesine kadar 80 ağır hastalıklı çocuğu evlat edindiler ancak onlardan 70’i hayata bağlanıyor. 10 çocuk ise vefat ediyor. Dawn 2005’te vefat ettikten sonra Bzeek, koruyucu babalık yapmaya karar veriyor.”

Hikâyeyi öğrendikten sonra Muhammed’le irtibata geçen yönetmen Ensar Altay onu bir belgesel film çekmeye ikna eder.

Filmde Muhammed’in hayat hikayesini değil onun eşiyle birlikte ne yaptığını anlatmak istediklerini vurgulayan Altay, “2013’te uyuşturucu bağımlısı bir ailenin terk ettiği Down sendromlu Samantha’yı evlat ediniyorlar.

Samatha, ölümcül bir hastalıkla doğuyor. Muhammed ve Dawn, doğuştan taşıdığı hastalıktan dolayı beyni büyümeyen; âmâ, sağır ve dilsiz olan Samantha’ya koruyucu ailelik yapmayı kabul ediyorlar.

Altı haftalık olan Samantha için hekimler çok yaşamaz teşhisi koymasına rağmen Bzeek ailesi ona bakmaya devam ediyor. En fazla bir ay yaşar denilen Samantha şu anda Samantha 8 yaşına bastı. Biz filmde fazla bir şey buyurmadan Muhammed’in nasıl biri olduğunu ve neden bunu yaptığını anlatmak istedik.” dedi.

Çekimleri üç buçuk ayda tamamlanan belgesel film Cannes, Times LA Film Festivali ve yakın zamanda Malatya Film Festivali’nde gösterildi ve büyük ilgi gördü.

Altay, “Meleklerin Koruyucusu” belgesel filminin ‘TRT WORLD Films’ yapımcılığını üstlendiği ilk belgesel film olduğunu aktardı.